18 Kasım 2010 Perşembe

Yedek kalemin faydaları üzerine



Aslında çok yazan birisi değilim, ancak hiç yazmayanlara göre çok yazıyor sayılırım sanki. :) Sabah, evden uzakta bir şeyler karalarken, çok sevdiğim mürdüm eriği renkli dolmakalemimdeki koyu mor Waterman işi mürekkebin sağlıklı akmadığını görünce bozuldum biraz, adet olduğu üzere kalem önce silik yazmaya başladı, ardından yazmamaya. Netice: Mürekkep yazı olup uçmuş. Evden uzakta böyle zamanlarda, hele akla birtakım fikirler üşüşmüşken, ortada kalmaktan hep korktuğum için her daim dolu olan yedek bir-iki kalem bulundurmanın faydasını da böylelikle görmüş oldum.

"Niye bu kadar kalem taşıyorsun?" diye soranlar var, bunu soranların mühimce bir kısmı kalem dahi taşımıyor oysa, kalan kısmına da "Senden kalem istemeye utanırım" diyesim gelir bazen, çünkü genellikle bırakın yedek kalemi bir kenara, kalem taşıyanlar az, hele iyi kalem taşıyan parmakla gösteriliyor, dolmakalem taşıyanlar ise nadirattan sayılır.

1 yorum:

  1. Mehmet Bey !
    Bu derdin ne olduğunu iyi bilirim. Bir iki yazı sonra bir ay boyunca hergün yazsanız bile bitiremeyeceğiniz dünyanın en büyük mürekkep hazneli ve yakışıklı dolmakalemini tanıtacağım. Yeterli sayıya ulaşılırsa meraklı arkadaşlara çok sevimli bir rakkama bu dolmakalemlerden getirteceğim de. Ben getirttim ve kullanıyorum da. Yakın arkadaşlarıma bir kaç tanede hediye ettim. Millet hayran kaldı.
    Sevgiyle...

    YanıtlaSil