28 Mayıs 2013 Salı

"Çekilse kulağımdan hatıraların dili"



Sağda görülen Senator dolmakalem vesilesiyle zarif insan Rüştü Onduk'a selamlar;)

Başlık Sabahattin Ali'nin 'Ruhumun Dalgaları" şiirinden bir dize. 

Yazdıklarımızın daha yazar yazmaz bir hatıraya dönüşmesi ne tuhaftır.

Mürekkebin kuruma hızı zamanın küçük bir göstergesi. 

Kağıt yerine ele akan mürekkepler de var.

Ellerime yazı yazmayı çok seviyorum.

Ellerimi yıkadıkça harflerin belirsizleşmesi, silinmesi çok manidar.

Ömrümüz de mürekkep gibi değil mi?

11 yorum:

  1. Nihayet yeni yazı geldi. Neredeyse endişelenip polise haber verecektik :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rüştü Bey ısrar etmese daha yazmayacaktım.

      Sessizlikte büyük huzur var.

      Sil
    2. Defterler sessizliğimizin sırdaşları oluyor çoğu zaman. Siz de buraya yazmadıklarınızı deftere yazanlardansınız...

      Sil
    3. huzur.....
      Tarifi zor ama yaşaması ve hissetmesi güzel hele hele o kelimenin içindeki sırların hakikatını bir anlayabilsek.....
      Kelime çok sıradan görünüyor. Eskilerin dediği gibi bu kelimeye ülfetimiz olmuş. Huzur kelimesinin künhüne vakıf olsak o zaman hakiki huzuru bulacağız diye düşünüyorum.

      Sil
    4. Huzur.....
      İnce ve derin bir kelime. Birde bu kelimenin künhüne ülfet perdesini, kırıp vakıf olursak o zaman hakiki huzuru bulabiliriz diye düşünüyorum.

      Sil
  2. Yanıtlar
    1. Ele yazılan, el yazıları hep şahanedir. Teşekkür ederim;)

      Sil
  3. Bildiğim;
    Sabahattin Ali yeşil mürekkeb kullanırdı. Yeşil hem neşenin güneşli alanlarını hem de hüznün gizemli koyu kuytularını barındırır.
    Sesin sen de gür çıksın biz duymasakta...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Yeşil güzeldir. Derin ve başka bir renk.

      Sil
  4. Burada yazılan kısa cümleleri seviyorum. Mürekkepleri de.

    YanıtlaSil