8 Ağustos 2017 Salı

Açık Deniz Kenarında Kaybolma Kılavuzu

İstanbul, 2017
August Strindberg (1849-1912) çok yetenekli ve kafası çok karışık bir sanatçıymış.

Daha çok oyun yazarı olarak biliniyor olsa da August Bey, tiyatro dışında pek çok konuyla ilgilenmiş aslında; kendisi aynı zamanda bir ressam, deneyler yapmayı seven bir fotoğrafçı (fotoğraf makinesi ve lens kullanmadan gökyüzünün fotoğrafını çekmeye çalışmış mesela), şair ve roman yazarı.


August Strindberg, otoportre, 1886
Behçet Necatigil çevirisiyle ışıldayan Açık Deniz Kenarında isimli kitabı ise bu mevsimde düşüncebi bile insanı serinleten deniz üzerine düşünmek için çok iyi bir fırsat sayılabilir.

Ben de öyle yaptım, fakat deniz öyle bir şey ki kahve, mürekkep derken Rebecca Solnit üstadın Kaybolma Kılavuzu isimli kitabına kadar geldim. Çünkü Açık Deniz Kenarında kitabıyla Kaybolma Kılavuzu arasında bağ kurmak da pekala mümkün.


August Strindberg, otoportre, 1886
"Kimliğin çakılıp kaldığı coğrafya katı bir yer değildir; onu kayalar ve topraklardan ziyade tıpkı şarkılardaki gibi, anılar ve arzular oluşturur." diyor ya Solnit, Açık Deniz Kenarında tam da böyle bir coğrafyadan ibaret, yani anılar ve arzularla dolu bir kitap, okumak, yazmak ve düşünmek için biçilmiş kaftan.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder